Ara
  • Emir-Faruk

Ali Metin TOKDEMİR


Ali Metin TOKDEMİR ( 08.12.1995 )

1959 Gümüşhane Kelkit doğumlu olan Ali Metin Tokdemir, ilk ve orta öğrenimini vatan toprağının muhtelif bölgelerinde tamamlamıştır.

Yüksek öğrenimini Eskişehir İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde tamamlayan Tokdemir, yüksek tahsilini sürdürdüğü yıllar boyunca Ülkücü hareketin pek çok kademesinde yaptığı görevlerle Türk milliyetçiliğine büyük hizmetlerde bulunmuştur.

8 Aralık 1995 tarihinde 36 yaşında, geçirdiği elim trafik kazası sonrası kaldırıldığı hastanede Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

ALİ METİN TOKDEMİR İLE SÖYLEŞİ

Söyleşi : İlhami Yangın

Tarih : 14 Kasım 1995 Perşembe

Metin Tokdemir Kimdir :

1959 Gümüşhane Kelkit doğumlu olan Metin Tokdemir ilk ve orta öğrenimini Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde tamamladı. Yüksek tahsilini Eskişehir İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde bitiren Tokdemir bu tarihlerden itibaren sırasıyla Ülkü Ocakları, Ülkücü Gençlik Derneği ve Ülkü Yolu Dernekleri’nde yöneticilik yaptı. 1980 sonrası ise Eskişehir Ülkü Ocakları Başkanlığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkan yardımcılığı daha sonra ise Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevlerinde bulundu. Bu arada çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı, yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği görevlerini başarı ile ifa etti. Tokdemir haftanın yaklaşık üç ya da dört gününü konferanslar nedeniyle Ankara dışında geçiriyor. Halen Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye, batılılaşma Çabaları ve Günümüz adlı iki eseri de yayına hazırlanmakta. Tokdemir’le vefatından kısa bir süre önce gazeteci İlhami Yangın bir röportajı Tokdemir’e rahmetle anarak ilk defa Hergün’de yayınlıyoruz.

Sayın Tokdemir neden milletvekilliğine adaysınız?

Ali Metin Tokdemir:

Bizim çocukluğumuzdan beri verdiğimiz mücadele bir siyasi mücadele olmayabilir. Fakat biz bir misyonun adıyız ve bu misyonun birde siyasi tarafı var. Siyasette misyonumuzu devam ettirebilmek için, ömür verdiğimiz davayı devam ettirebilmek için siyasette olmak zorundayız. Ülkü Ocakları kademesinde milletimizin birlik ve dirliği noktasında verdiğimiz mücadeleyi mecliste vermek istedik. TBMM’de bir boşluğun olduğu malum. Türkiye’de ne yazık ki, siyasetin kalitesi düştü. TBMM’nin bugünkü yapısıyla milletimizin birlik ve dirlik mücadelesini vermekte yetersiz olmakta, meclisteki milli renkler de soluk kalmaktadır. Biz bu noktada TBMM’de Türk Milliyetçilerinin daha fazla olmasına inandığımız için aday olduk. Siyaset tabiatıyla çok tutarlı çok tutarlı çok seviyeli, çok ciddi bir meslek olması gerekirken ne yazık ki, Türkiye’de siyasetçi denilince akla yalan söyleyen, boş vaatlerde bulunan insan akla gelmektedir. her şeyden önce insanımızın kafasındaki bu siyasetçi tipini değiştirmemiz lazım. Siyasetçi milleti en üst düzeyde temsil eden ahlakıyla çalışkanlığıyla, dürüstlüğüyle millete örnek olan insan tipi olarak anlaşılmaktadır. İşte biz mecliste bu eksikliği gördüğümüz için aday olduk. Bunun yanı sıra TBMM ne yazık ki, bugün Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü noktasıyla ,birliği ve dirliği noktasında gerekli tavrı koyamamaktadır, zayıf kalmaktadır. Bunları düşündüğümüzden aday olduk. Türkiye bugün bir meseleler yumağı içinde çırpınıp duruyor. Burada çok kararlı, çok cesur çok çalışkan milletvekillerine daha fazla ihtiyaç ortaya çıkıyor. İşte bunun için aday olduk. Yani Türkiye’nin meseleleriyle daha üst düzeyde; ilgilenebilmek ve milletimize daha fazla hizmet verebilmek için aday oldu.

Sizce Türkiye’nin meseleleri nelerdir ?

Ali Metin Tokdemir:

Türkiye’ye baktığınız zaman Türkiye ne yazık ki , bir meseleler yumağı içinde çırpınıp duruyor. Türkiye’nin üzerinde ne acı ki, bela bulutları dolaşıyor. Bugün Türkiye’nin ekonomisine baktığınız zaman yerlerde süründüğünü, büyük bir israf ekonomisi olduğunu sokaktaki insandan bile duyabilirsiniz. Bugün, niçin, dünkü valiyle, kaymakamla idare ettiğimiz Suriye, Yunanistan içişlerimize karışıyor? Çünkü Türkiye dermansız. Çünkü, üretemiyorsunuz. Üretemiyorsanız satamazsınız. Satamazsanız herkes, işte Avrupa birliğinin olduğu gibi Yunan’ın olduğu gibi, Suriye’nin olduğu gibi içişlerinize karışır. Türkiye bugün 1991 rakamlarıyla 103 milyar gayri safi milli hasılaya sahip, bizden 11 kere daha küçük 5 milyonluk Danimarka’nın yıllık üretimi 120 küsur milyar dolardır. Türkiye kendisinden 12 kere daha küçük Danimarka kadar üretemiyor. Danimarka kadar üretemedikten sonra siz dünya siyasetinde yönlendirici olamazsınız,. İnisiyatif kullanamazsınız, söz sahibi olamazsınız. BU sebeple Türkiye süratle ekonomisini düzlüğe çıkartmak zorundadır. Türk ekonomisi bir israf, kriz ekonomisidir diyoruz. Niçin? Çünkü, Türkiye’nin insan gücü, yeterince kullanılamıyor. Nüfusu istihdam edilemiyor. Allah bu coğrafyaya bir sürü nimet vermiştir. Bu coğrafya bizim için bir nimet ama ehil ellerde yönetilemediğinde bu vakitte beladır. Çünkü herkesin gözü bu coğrafyada, bu coğrafya kontrol altında tutulduğu zaman, Türkiye zayıf, bölünmüş bir halde tutulduğu zaman süper güçler, Avrupa Birliği ve sairesi bu coğrafyadan dünya petrollerini kontrol edeceklerdir. O sebeple herkes bu coğrafyanın istikrarsızlığa mahkum olabilmesi için, meseleler çıkması için elinden geleni yapıyorlar. Türkiye bu durumdan kurtulabilmek için süratle güçlenmek zorunda demek ki, önce Türkiye’nin üretmesi lazım. Türkiye’nin sanayisini mutlaka hantallıktan kurtarması lazım. Türkiye’nin yatırımlar yapması lazım. Öbür tarafta, Türkiye’nin bilgiye yatırımda problemleri var. Bir İsviçre, kişi başına 900 dolar eğitimde para harcarken Türkiye’de eğitime kişi başına harcanan para 37 dolardır. Almanya’da bu rakam 551 dolardır. Eğitime işte bu kadar az para harcarsanız işte insan gücünü ülkenin kalkınmasında milletin kalkınmasında kullanamazsınız. Türkiye GSMH’dan binde 7’sini araştırmaya geliştirmeye ayırıyor. Bu rakam gelişmiş ülkelerde yüzde 3’dür. Türkiye bunu yükseltmek zorundadır. İlme, bilgiye daha fazla yatırım yapmaktan sonra geri kalmışlıktan kurtulamayız.

Türkiye’nin bugün sağlık problemi var. Yunanistan’da bin kişiye üç tane doktor düşerken, Türkiye’de bin kişiye bir doktor zor düşmektedir. Hele bu Doğu’ya doğru gittiğiniz zaman üç bin kişiye bir doktor zor düşüyor. Öbür tarafta Türkiye’nin sağlık problemi var. İnsanlar sağlıksız besleniyorlar, dengesiz besleniyorlar. Bir ABD vatandaşı benim insanımdan 7 misli daha fazla kalori alıyor. Öbür tarafta bakıyorsunuz Türkiye’nin enerji problemi var. Türkiye bugün fert başına tükettiği enerji bakımından Yunanistan’ın üçte biri kadar enerji tüketiyor. Ama memleketimizden barajlar kralı var. Bir Japon’un ürettiği enerjinin 11’de birini tüketiyoruz. Bir Alman’ın tükettiği enerjinin 20’de birimi tüketiyoruz. İşte enerjinin bu kadar fakiri fukarası olursanız teknolojide, sanayide ileriye geçemezsiniz. Tabi bununla kalmıyor.Ayrıca Türkiye’nin müthiş bir ahlak problemi var. Türkiye bize göre eğer kalkınmak istiyorsa, eğer büyümek istiyorsa, Türkiye’nin en önemli sermayesi insan gücüdür. İnsanımızın fiziğinden, gönlünden, aklından bilgisinden devleti yönetenlerin faydalanması lazımdır. Namuslu yöneticilerle insanımızın, fizik gücünü, akıl gücünü, gönül gücünü birleştirdiğiniz zaman Türkiye’nin problemleri biter. Ama bunun için de Türkiye’nin ahlak problemlerini aşması gerekiyor. Bugün işte bakıyorsunuz, Müslümanlıkla yoğrulan Anadolu toprağı büyük bir ahlak buhranı ile karşı karşıyadır. Görüyorsunuz, İstanbul’dan Karadeniz sahillerine kadar Nataşalar, Romen, Polanya’lı fahişeler cirit atıyor. Yani şu aziz yurt başka başka ülkelerin fuhuş ithal ettiği bir memleket haline gelmiş. Ayrıca İSKİ’ lerin, ASKİ’ lerin, İLKSAN’ların boyutlarını insanlarımız biliyor. Rüşvet, korkunç bir yolsuzluk, korkunç bir ticari ahlaksızlık Türkiye’ye hakim, Bunu aşamazsanız insanımızın ne fizik gücünden ne kafa gücünden faydalanamazsınız. Dolayısıyla Türkiye’nin bu ahlak problemini kısa sürede halletmesi lazımdır. Diğer tarafta bölücü ihanetin hangi boyutlara vardığı zaten görülüyorsunuz. Bugün Türkiye’yi yalnızca Kürt Türk diye bölmek istemiyorlar. Türkiye’de Laz var, Kürt var,Çingene var, Çerkez var diye Türkiye’yi otuza kırka bölmek istiyorlar ve ne yazık ki, birileri İslam adına,birileri bölücülük adına,birileri Marksizm adına birileri insan hakları adına değişim adına Türk’e bu hükümet cephesinde bir araya gelmişlerdir.

Biz diyoruz ki, Türkiye’nin bölünmesini istemek yalnızca Türklüğe değil, İslam'a da ihanettir. Türkiye güçlü olmazsa, birlik ve beraberlik içinde olmazsa siz İslam’ın hangi mücadelesini vereceksiniz? Dolayısıyla eğer birileri İslam olmak İslam kalmak istiyorlarsa, önce Milleti’nin birlik ve beraberliğinin tesisine gayret göstermelidirler. Demek ki, Türkiye bölücü ihanetten ekonomik buhranı, ahlak buhranından,eğitimdeki sağlıktaki yetersizliğe kadar bir yığın problemle yaşıyor. Türkiye’yi yönetenler bugüne kadar sonraki nesilleri hedef almayı da sonraki seçimleri hedef aldıkları için Türkiye’nin problemleri çözülmemiştir, olduğu gibi kalmıştır.

Türkiye hedeflerini büyük çizmelidir. Büyük düşünmelidir. Bir atasözünü özetleyelim ki “Büyük ülkeler yıldızlara benzer; yıldızlara ulaşamazsınız ama onlara bakarak yönünüzü tayin edersiniz.” O halde Türkiye’yi yönetenler büyük düşüneceklerdir. Demin ifade ettiğim gibi insana yatırım yapacak, insan eğer Allah’a kul olmanın idrakindeyse, eğer vatanını milletini seviyorsa, makama mevki ye kul köle olmaz, insana köle olmaz, çalışır, hak eder.İşte o halde öncelikle biz insana yatırım yapacağız, Türkiye’nin kaynaklarını iyi kullanacağız. Türkiye’nin bilançosunu çıkaracağız. İnşallah Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşıyacağız. Benim, milletimin yarınları ile ilgili yemyeşil umutlarım var. Umutlar imanla yeşerir, çiçek verir, meyve verir. Biz ümit varız.İnşallah milletimizle birlikte, Cenabı Allah’ın yardımıyla da Türk milletini aydınlık yarınlara taşıyacağız.

Ülkücü olup da, hele Ülkü Ocakları’nda başkanlık yapıp da başa partilerden milletvekili teklifi almayan kalmadı. Size böyle bir teklif geldi mi? Ki geldiğini biliyoruz,siz neden MHP’de karar kıldınız?

Ali Metin Tokdemir:

Artık MHP’liler dünkü gençler değil. Artık MHP’nin yetişmiş kadroları var, teknotratları var, bürokratları var, akademisyeni var, yazarı var, çizeri var. Bugün ANAP’ından DYP’sine, Refah’ına kadar bir partinin ülkücü aday aramalarının sebebi nedir? Çünkü ülkücüler kabiliyetli insanlardır. Çünkü ülkücüler Türkiye’nin meselelerine vakıf insanlardır. Çünkü, ülkücüler etraflarında sosyal faaliyetleri ile imajlarıyla güçlü insanlar Demek ki, Ülkü Ocakları ekolü iyi yetiştirmiş Birileri Ülkü Ocakları ekolünden yetişmişler başka başka yerlere gitmişler bunlar onların problemi. Ama ben şunu ifade ediyorum; bugün birileri İslam adına, birileri bölücülük adına, birileri Marksizm adına Türklüğe karşı bir husumet cephesinde bir araya gelmişlerdir. Bakım bugün devletin resmi görüşüne göre Türkiye’de 24 tane etnik grup var. Türkiye şimdi, hızla kendi Türk kimliğinden vazgeçiyor. Şimdi Bulgaristan’daki soydaşlarımıza baskı yapıldığı zaman biz Bulgaristan’a “Dur” dediğimizde ne diyordu. Niye Türklük kelimesini kabul etmiyordu. “Bunlar Müslüman azınlık, Türk değil” diyordu. “Niye Türklük kelimesini kabul etmiyordu? Hak iddiamız ortaya çıkmasın diye. Şimdi Türkiye, devletiyle ve bir takım siyasileri ile ne yazık ki, bu Türk kelimesinden geriye çekilmektedir.

Bugün MHP’nin varlığı olmasaydı, ülkücülerin varlığı olmasaydı, Türkiye bölünme noktasına çoktan gelmişti. O nedenle, ben Metin Tokdemir olarak yetişmişsem, bir takım kabiliyetlerimiz ve erdemlerimiz varsa Ülkü Ocakları’nda ve MHP’de aldık.

Yani bugün ben ülkücüyüm, ben MHP’liyim diyenlerin hepsi MHP ve Ülkücü Harekete vermekten çok ondan almışlardır. Ahde vefasızlık namussuzluktur., ahde vefalı olduğumuz içinde, MHP’deyiz. Bugün İslam’ın de, Türk Milleti’nin de yegane ümidi şu topraklarda yaşayan insanlardır. Biz buradayız, MHP’deyiz. Gidenlere Allah selamet versin.

Peki Türkiye’nin geleceği ile ilgili neler söyleyeceksiniz? Ümitli misiniz?

Ali Metin Tokdemir:

Ben ümit varım. Demin söylemiştik. Türkiye’nin kaynakları ve insan gücü Türkiye için ümitli olmaya yeter. Yine bir Hadis-i Şerif’te buyuruluyor ki, Cenab-ı Allah bir milleti helak edeceği zaman o milletin açlarına ve susuzları yüzü suyu hürmetine azaptan vazgeçer. Şimdi, ben de biliyorum ki, eğer Cenab-ı Allah bir milleti açların ve susuzların yüzü suyu hürmetine helak etmekten vazgeçiyorsa, uğruna bu kadar çileler çekmiş bu kadar şehitler vermiş, bu kadar düşmanlığı bünyesinde toplamış bu aziz milleti de Cenabı Allah hidayete erdirecektir. Bu aziz millete de kurtuluşu gösterecektir.

Terör karşısında Ülkücü tavrın adı: Metin Tokdemir

#alimetintokdemir #ülkücüşehit

28 görüntüleme

2016 © 2020 by "Emir Faruk Uzunpınar". Kişisel Blog ve Haber Sitesi

    Like what you read? Donate now and help me provide fresh news and analysis for my readers   

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now